ŞİRKETLER İÇİN AYAKTA KALMA REHBERİ

Bir yanda Covid-19 salgını sonrası bozulan tedarik zincirleri, Rusya-Ukrayna savaşı, küresel enflasyonist ortam; diğer yanda şiddetli rekabet, yetenek savaşları, hızlı teknolojik değişimler ve “yeşil regülasyonlar” şirketler için büyük riskler ve zorluklar oluşturuyor. Üstelik bu durum sadece belirli bir döneme özgü değil. Gelecek şirketler açısından her zamankinden daha belirsiz.

Bu doğrultuda, birçok şirket gemiyi güvenli bir limana yanaştırmak için çeşitli stratejiler üzerine odaklanırken, bazı şirketler ise ya tarih sahnesinden çekiliyor ya da borçlarla ayakta kalan “zombi” şirketlere dönüşüyor.

Peki şirketler bu zorlu ortamda nasıl ayakta kalacak? Gelin bu şirketler için “dirençli ve sürdürülebilir” yapılar nasıl hayata geçirilir sorusunu birlikte cevaplayalım.

Finansal Yönetim ve Likidite

  • Nakit Akışı Planlaması. Bu zorlu dönemde tüm işletmeler için hayati önem taşıyan başlıkların birincisi nakit akışı planlaması. Bu nedenle, operasyonların sürdürebilirliği için düzenli ve detaylı nakit akışı analizi gereklidir.
  •  
  • Kredi İmkanı.Daralan ve finansmana erişimin zorlaştığı piyasalarda fırsatları ve riskleri dikkate alarak, finansman seçeneklerini çeşitlendirmek her işletme için önemlidir.

İkiz Dönüşüm

  • Süreç Optimizasyonu. Sistemi ve süreçleri yalınlaştıracak yöntemlerle operasyonel süreçlerin iyileştirilmesi, tüm işletmeler için “paha biçilemez” çıktılar oluşturacaktır.
  •  
  • Dijital Varlık Yönetimi. Sadece e-ticaret değil, şirketin tüm dijital varlıklarının dönüşüm kapsamına alındığı ve bu sayede verimliliğin artırıldığı bir “dijital dönüşüm” senaryosu kritiktir.
  •  
  • Veri Analitiği. Tüm iş süreçlerini izlemek ve analiz etmek için veri analitiği araçlarını kullanmak, iş performansını optimize etmeye yardımcı olacaktır.
  •  
  • Yeşil Uygulamalar. Sürdürülebilir iş uygulamaları ve yeşil teknolojilere odaklanan ürün tasarımları, süreç yönetimleri, entegrasyonlar küresel pazarlarda rekabetçiliği artıracaktır. Ancak burada “yeşilmiş” gibi yapmamak önemlidir (Bkz. Greenwashing)

İnsan Kaynakları ve Takım Yönetimi

  • Yetenek Yönetimi. Çalışanların eğitimi ve gelişimi, esnek çalışma yöntemlerine açıklık “cazibe merkezi” olmak isteyen tüm şirketler için rekabet avantajı oluşturacaktır.
  •  
  • Çalışan Deneyimi. Yüksek çalışan memnuniyeti ve bağlılığı, her ölçekteki şirket için bu dönemin ana başlıklarından biri olacak ve böylece “büyük ve sessiz istifa” senaryolarının önüne geçilebileceği gibi, “işveren markası” imajı da güçlenecektir.

Risk Yönetimi

  • Risk Değerlendirmesi. Tüm işletmeler, düzenli aralıklarla risk değerlendirmesi yapmalı ve risk azaltma stratejileri geliştirmelidir.
  •  
  • Kriz Yönetimi. Özellikle büyük şirketlerde, kriz yönetimi için detaylı bir planlama ve eğitim programının olması gereklidir.
  •  
  • Tedarikçi İlişkileri. Dünyada tedarik zincirlerinin “ulusallaştığı” hatta lokalleştiği bir dönemdetedarikçilerle uzun vadeli ilişkiler kurmak, maliyetleri düşürebilir ve güvenilirlik sağlar. Ancak bu alternatif tedarikçi işbirliklerinin araştırılmasının önüne geçmemelidir.
  •  
  • B2B İşbirlikleri.Diğer işletmelerle yapılan stratejik işbirlikleri, yeni pazarlara erişim sağlar ve kaynakları daha etkin kullanmanızı mümkün kılacaktır.

Pazar Araştırması ve Müşteri İlişkileri

  • Müşteri Geri Bildirimi.Böyle dalgalı dönemlerde sadece havuza yeni müşteriler eklemeye odaklanılmamalı, mevcut müşterilerin “mutluluğu” özenle korunmalıdır. Her işletme için müşteri geri bildiriminin sürekli olarak alınması ve değerlendirilmesi bu nedenle önemlidir.
  •  
  • Yeni Pazarlar, Pazarda Yenilikler. Tüm işletmelerin, pazar dinamiklerini ve tüketici alışkanlıklarını sürekli izlemesi ve buna uygun olarak yenilikler yapması gereklidir. Diğer yandan, jeo-politik tansiyonun yüksek seyrettiği konjonktürde “pazar çeşitlendirmesine” gidilmelidir.

İnovasyon ve Ürün Geliştirme

  • Araştırma ve Geliştirme. Günümüz rekabetçi dünyası “savunmaya çekilerek” beklemeyi kabule etmeyecektir. Bu nedenle her ölçekteki işletmeler için AR&GE faaliyetlerine, sürekli yenilik ve rekabetçilik için bütçe ayrılmalıdır.
  •  
  • Ürün Çeşitlendirmesi. Tek bir ürüne veya hizmete bağımlı olmamak için ürün yelpazesini genişletmek her işletme için iyidir.Yeni ürünler için Minimum Çıkarılabilir Ürün (MVP) yaklaşımı, piyasa tepkisini hızlı ve ekonomik bir şekilde ölçmeyi sağlar.

Kurumsal Kültür ve Yönetişim

  • Kurumsal Etik ve Sosyal Sorumluluk. Her şirket, böyle dönemlerde sosyal sorumluluk projeleri ve etik standartlar üzerinden itibarını güçlendirebilir. Unutmayın “lovemark” olmak için böyle dönemler elverişlidir.
  •  
  • Dış Danışmanlık ve Denetim. Böyle puslu dönemlerde bağımsız bir göz, iş süreçlerinin ve kararların objektif bir şekilde değerlendirilmesi için yararlıdır.

Bu öneriler, her bir şirketin kurumsal kültürü ve karakteristiği özelinde esnetilebilse de, farklı ölçeklerde ve sektörlerde faaliyet gösteren tüm işletmeler için “kapsayıcı” ve “ilham verici” önerilerdir. Şirketlerimiz için daha öngörülebilir günlerde görüşmek dileğiyle.

Çözüm Ortak Akıl’da.

Related Tags:
Social Share: