İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A2 Blok Kat:3 No: 160 Yeşilköy İstanbul
Bize Ulaşın

Bir aile şirketi, aile bireylerinin sahipliğinin baskın olduğu ve şirket yönetiminin işletmeyi bir “aile işletmesi” olarak algıladığı yapılanmadır. Bu aşamada sorulması gereken soru, “Aile İşletmeleri'nde Birinci Kuşak ile İkinci Kuşak arasında yönetim anlayışı açısından belirgin farklılıklar var mıdır? ” sorusudur. 

Eğer aile işletmeleri; ailenin, aile üyelerinin ve işin oluşturduğu sistemlerden oluşuyorsa ve bu sistem içerisindeki değişimler birbirlerini nasıl etkileyecektir? Birinci kuşak, ailenin yönettiği ve sahibi olduğu, birden çok aile üyesinin katıldığı fakat sadece ilk ve kurucu kuşağın başta olduğu şirketlerdir. İkinci ve üçüncü kuşak aile şirketleri ise ikinci veya üçüncü kuşağın da sahiplik ve yönetime katıldığı işletmelerdir. 

Yani, işletmenin yönetiminde kardeşler, kardeşlerin çocukları hatta kuzenler bile bulunmaktadır. Böyle bir durumda sorularımızı çoğaltmak mümkün olabilir. Yani, yönetimde kimler hak sahibidir? Kimlerin sözü daha çok geçerlidir? Kurumsallaşmayı hangi kuşak daha çok benimsemek ve uygulamak zorundadır? 

Kurucu: İşlerin birbirinden kesin sınırlarla ayrılamayacağına inanırlar ve her şeye karışırlar.

II. Kuşak: Daha yüksek eğitim derecesine sahip olduklarını iddia etmektedirler.

Kurucu: Rollerini çalışanlara müdahale etme ve onlara yardım etme olarak algılamaktadırlar.

II. Kuşak: Rollerinin yetenekli çalışanlar almak ve onlardan performans beklemek olarak algılamaktadırlar.